İstanbul Reklam Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.
 
Javascript Tree Menu by Deluxe-Menu.com, (c) 2007. Generated by Deluxe Tuner.
HABERLER

---- Lisanslı Program Satışı -------
<%@LANGUAGE="JAVASCRIPT" CODEPAGE="1254"%> Untitled Document

  Tasarım Programı
   
 
  Corel DRAW 12
-Türkçe-

  Tasarım Programı
   
 
  Corel DRAW X3

  Tasarım Programı
   
 
  Adobe CS3

  İşletim Sistemi
   
 
  Windows Vista
Ultimate

  İşletim Sistemi
   
 
  Windows Xp
Professional

10.000 Adet ücretsiz font
Untitled Document


Folyoda Kampanya
Untitled Document

Renkli Folyo 1.30 € / m2
Baskı Folyo 0.95 € / m2
Beyaz Folyo 1 € / m2

MERKEZ BANKASI
DÖVIZ KURLARI
DOLAR
ALIS

1.2640 YTL

SATIS

1.2701 YTL

EURO
ALIS

1.9543 YTL

SATIS

1.9637 YTL


Anadoluyu bir çok defa dolaşmış bir insanım. Erzuruma daha önce de birkaç sefer gitmiştim. Erzurum'daki daha doğrusu Türkiye'deki insanların meslektaşların birbirleriyle çok fazla görüşmediğini, birbirlerini çok fazla sevmediğini görmüştüm.

Bu ziyaretimde bir müşteriye uğradım. Dükkanını birkaç ay önce açmasına rağmen hiçbir meslektaşının onu ziyaret etmediğini söyledi.


Anadolu insanı çok sevecendir sıcak kanlıdır hoşgörülüdür misaferperverdir diye düşünüyorum. Yeni dükkan açmış birine hayırlı olsuna gitmediklerini görünce gücüme gitti açıkcası. Sonuçta bizde balkanların coçuğuyuz misafirperver insanlarız Anadolu adetleriyle Balkanların adetleri aşağı yukarı örtüşür.

Ertesi akşam hem onları kaynaştırıyım, hem sektör
hem de dernek hakkında bilgi vereyim dedim. Sağolsun arkadaşlar kırmadılar on dört on beş kişi kadar olduk ve o akşam toplantık.

Önce hoşgörüyü daha sonra meslektaş olduklarını, rekabetin fiyat kırarak değil kalite artırarak olacağını anlatmaya çalıştım. Birçok arkadaşımız bundan müzdarip olduklarını ifade ettiler. Zaten Türkiye'nin tamamına yakını rekabetten müzdarip. Rekabet tabiki olacak. Rekabet kaliteyi, müşteriye hizmeti getirir. Aşırı rekabet firmaları batırır.

Arkadaşlara bunun nedenini sorduğumda verdikleri cevap şu oldu. "Erzurum insanı birbirlerine gidip gelmiyor. Bu işin kaymağını ekmeğini yalnız bizim sektörde değil tüm sektörlerde Trabzonlular yiyiyor. Çünkü biz birbirimizi sevmiyoruz. Birbirimizi satıyoruz ama dışarıdan gelen bir kişi iş yeri açtığı zaman koştura koştura onun yanında paşalar gibi çalışıyoruz.."

Bunları söyleyen Erzurumlular kendileri birbirlerini desteklemiyor ama dışarıdan biri geldiği zaman onun yanında çalışıyorlar.. Ben bu mantığı çözemedim.

Reklam sektöründe, dışarıdan gelen reklamcı yok ama ticarette ve diğer işlerde genellikle dışardan gelen iş adamları var. O iş adamlarıda gayet güzel iş yaptığına göre demekki sektör hallerinden memnun. Dışarıdan gelenler ticaretlerini Erzurumlulara göre daha hızlı büyüttüklerine göre demekki Erzurum'da onlara destek veriyor.

Arkadaşlara sektör hakkında bilgilerini ölçmek için bir soru sordum. Dijital baskı makinede basılabilen malzemeleri sayarmısınız dedim ve kağıdı kalemi elime aldım arkadaşların söylediklerini not aldım. Söylediklerinin iki üç katı daha malzeme vardı. Onlardan birkaç tane örnek verdim. Bunun üzerine, araştırma yapmadıklarını söylediler. Biz İstanbullu olarak sektördeki arkadaşlarla bütün dünyayı dolaşıp onlara teknolojiyi sunmak için büyük bir çaba sarfettiğimizi söyledim fakat onlar Erzurum'dan kalkıp istanbul'a fuara bile gelmiyorlar. O yüzden bilgileri çok kısıtlı.
Malzeme konusuda henüz o bilince ulaşmış değiller. Babadan atadan kalma standart ürünleri alıyorlar. Yani farklı bir şey yapmanın peşinde değiller.

Bu gidişimde çok fazla atölye dolaşmadım ama daha önceden zaten çoğunun atölye durumunu biliyordum. Birkaç tanesinde baskı makinesi var. Yeni lazer sahibi olmaya çalışan bir arkadaşımız vardı. Yani yavaş yavaş diğer makinelere geçmeye çalışıyorlar ama önemli olan teknolojiyi yakalamak. Önemli olan o makinede ne iş yapacağını bilmek.

İstanbul bu işin merkezi. İstanbul'da Ankara'da malzeme satanları dolaşacaksınız, gezeceksiniz. İstanbul veya diğer yerlerdeki tabela örneklerine bakacaksınız, fuara geleceksiniz, gerekiyorsa tatilinizi biraz kısa tutun ama İstanbul sokaklarında neler yapılmış bir bakın.

Aslında bu durum Erzurumlulara has bir şey değil. İstanbullular bile bunu yapmıyor. İstanbullular bu konuda biraz şanslı çok güzel tabela örnekleriyle dolu olduğu gibi çok kötüleri de var.

Toplantı sonunda arkadaşlar sağolsunlar bir misafirin varsa al yemeğe götür diyorlar ama hiç kimse hep birlikte oturup yemek yiyelim demiyor. Bu da tuhaf bir şey.. Benden çok daha yaşlı olan o toplumdaki ustalar var. Onların öncülüğünde tekrar toplanırmısınız? diye sordum kimisi yaparız kimisi yapamayız dedi. Yazımı yazdığım bugün sorduğumda ise böyle bir teşebbüslerinin olmadığını öğrendim.

ARED'den kısmen haberleri var. Tabi adını duymuş fakat ne yaptığını bilmeyen insanlarda var. Ben orada biraz ARED'in yapmak istediklerinden ve çalışmalarından bahsettim. Onlarında çok hoşuna gitti. ARED'in gerçekten güzel şeyler yaptığını ifade ettiler. Ama hoşlarına gitmesiyle olmuyor. ARED'in biraz daha medyatik olması, kendini tanıtması ve gündemde olması gerekiyor. Gerçi onları yapmaya çalışıyor her 2 ayda bir değişik illerde seminerler yapıyor bu ARED'in tanıtımı açısından oldukça güzel. Ama ileride daha planlı hareketlerin olması gerekiyor.

Birkaç arkadaşımıza ARED'le ilgili dosya bırakmıştım bu dosyaları doldurmalarını istedim hemen ertesi gün dolduracaklarını söylediler fakat dosyalar hala gelmedi.

Ülkemizin kalkınması için tüm sektörlerde yapmamız gereken bilgiyi paylaşmak. Fakat biz tam tersine birbirimizi kıskanıyoruz. Ben bendeki bir bilgiyi birine anlatırsam o da kendisinin bildiği bir bilgiyi bana anlatırsa ikimizde artık 2 bilgiye sahip olmuş oluruz. Orada 20 ya da 10 tane firma birbirleriyle bilgilerini paylaşırlarsa her birindeki bir bilgi 10 ar 15 er bilgiye çıkar ve böylece kalite yükselir.

Esnafın biri bir tabelacıdan fiyat alıyor. Örneğin 1.500 lira. Başka birine gidiyor fiyat alıyor 1.200 lira. Başka birine gidiyor aldığı fiyat bu sefer 700 lira olunca Esnaf bu istikrarsızlığı görünce tabelasını gidip Trabzon'da yaptırıyor.. Anadolu da ve maalesef her yerde böyle kaybediyorlar. İstikrarsız ortamı gören bir insan "Ben ya fazla para veriyorum ya da ucuza yaptırırsam karşıma nasıl bir ürün geleceğini bilmiyorum" diyor. Rakamlar birbirine yakın olsa herkes bu işin ortalama ne kadara malolacağını bilebilir. Bence bu kadar acımasız bir rekabetin olması hiç doğru değil.

Erzurum'un iş potansiyeli oldukça güzel ben işsiz kimseyi görmedim. Kimisi kendi çapında ufak tefek şeylerle geçiniyor ama sürekli iş var. Bazıları daha büyük reklamlar yapıyor. Yani iş sıkıntıları yok.

Öncelikle kendilerini geliştirmeleri lazım onlarda onun çabasında fakat bir eksiklik var. Yani bir ayağı topal gidiyor. Arkadaşımız makineyi alıyor fakat neler yapacağını net olarak bilmiyor. Diğer arkadaşlarından gördüğü ürünlerin dışına çıkmıyor. Aslında o kadar çok farklı ürünler, yapılacak farklı tasarımlar var ki maalesef o tarafa pek baktığı yok o yüzden kendini geliştirmesi lazım bir kere kesinlikle sektörel bir derginin abonesi, derneğin üyesi olması lazım. Derneğin toplantılarına davet edildiği zaman gitmesi, diğer arkadaşlarıyla iş birliği yapıp sohbet ederek edindikleri bilgilerle kalitelerini yükseltmeleri lazım. Dediğim gibi tabela örneklerinin daha güzel olduğu yerleri dolaşmaları, yeni ürünleri de fuarlarda ve firma ziyaretleri yaparak takip etmeleri lazım.

Erzurumlular çok sıcakkanlı dost insanlar Allah razı olsun nasıl ağırlayacaklarını şaşırdılar gerçekten çok büyük ilgi gösterdiler hepsine çok teşekkür ediyorum. Türk insanın yapısı yani yapımızda biraz kıskançlık var. Bizden farklı bir makine aldığı zaman o makineyi bende elde etmeliyim hatta daha büyüğü daha güzeli olmalı diye içimizde bir kıskançlık olur. Makine satışları genellikle o şekilde oluşuyor. Bir arkadaş alınca diğerleri de bir iki sene içinde şartlarını düzeltip o makineyi alıyorlar.

Bundan birkaç ay önce Adıyamana gitmiştim. Orada hiç tanımadığım bir reklamcıya uğradım. Daha sonra sahibi bir öğretmen arkadaş geldi onunla sohbet ettik. Yaklaşık kırk beş dakika sohbet ettik. Anlattıklarımı son derece ilgiyle karşıladı. Nerdeyse hiç sözümü kesmeden arada birkaç tane küçük soru sorarak dinledi. Daha sonra neden daha sık gelmediğimizi sordu. Seksen bir tane ile elli iki haftada yani bir senede gitmemize imkan yok. Bizimde kendimize ait kuruluşumuz var şirketimizlede ilgilenmek zorundayız. Ared ile ilgili sorumluluklarımız var bunları yapmak zorundayız. Ailemiz var ailemize zaman ayırmak zorundayız. Çocuklarımız var okula giden onlara bakmak zorundayız. Kendimizide üçe beşe parçalayamayacağımıza göre biz davet ettiğimizde de arkadaşların gelmesi lazım. ARED Eylül ayının yirmi yedisinde EGE ÜNİVERSİTESİNDE seminer verecek biz bu semineri elimizdeki bütün verilerle duyuracağız. Bir zahmet gitsinler burada bilgi verilecek arkadaşlara bu bilgiyi almak kolay değil. Bilgi paradan çok daha önemli birşey.

Untitled Document
© Copyright 2007 İstanbul Reklam
Merkez Mah.Genç Osman Cad. No:1 Güngören -İstanbul
Tel : +90 212 539 73 13| Faks : +90 212 539 73 45 | info@istanbulreklam.com
Tasarım :
Erkan DERYA | Barış AKYOL